Mustafa İslamoğlu'na İlmî Reddiyeler

08/01/2010

Hayızlı Kadın Oruç Tutabilir İddiası!

Mustafa İslamoğlu = İfsad ve İdlal!

Sayın, İslamoğlu daha önceleri Kadınlarla tokalaşmayı “Helal” leştirmek, Kâfirler için cehennemin Ebedi olması hususunda Ashab-ı Kiramı’da meseleye alet ederek (Güya Ashabın önde gelenleri Kâfirler için Cehennemin ebedi olmadığı görüşündeymiş!) kafaları karıştırmak, İslam Akidesinden Hadis-i Şerifleri çıkarmak (Hadislerin İtikada delil olamayacağı) gibi Hezeyanlarına birde “Hayızlı kadın oruç tutabilir” ‘i ekledi!

Mustafa İslamoğluna Sorulan soru;

Adet halindeyken oruç tutabilir miyim, dinen bir sakıncası var mıdır?

“CEVAP: Bu Hz. Aişe’nin kendi yaklaşımını aktardığı bir hadise dayanılarak tüm imamlarımız tarafından bir ruhsat olarak değil sanki bir yasak olarak değerlendirildi. ALLAH’u alem bizim konuyu Kur’an ekseninde yeniden tarayarak vardığımız sonuç o ki, vahye göre hayız “ezen” yani “rahatsızlıktır”. Hasta bir kimsenin orucunu isterse erteleyebileceği ve gününe gün kaza edeceği, istemezse ertelemeyeceği hükmü ise Bakara 184’ün açık hükmüdür. Bu sorunuzun cevabını ben değil Kur’an böyle vermiştir. Ona sorup cevabını aldınız.”

Meselenin Tenkidi;

Şimdi, Sayın İslamoğlu’na sormak lazım; Peki “Sünnet” Ne Oluyor?

Mustafa İslamoğlu, “Hayızlı kadın oruç tutabilir” demekle “modernite” dinine mensup Prof. Y. Nuri Öztürk ve Prof. Hüseyin Atay gibi zatlarla aynı safta yer almıştır!

Yaşar Nuri Öztürk, “İslam Nasıl Yozlaştırıldı” isimli kitabında hayızlı kadının oruç tutma konusunda serbest olduğu görüşünü savunur ve yorumunu şöyle aktarır:

“…Kuran kadınların hayız halini bir “hastalık ve sıkıntı hali” (eza) olarak nitelendirmektedir. Eza, pislik demek değildir.”

Hüseyin Atay ise, Kur’ân’ a Göre Araştırmalar kitabında şöyle diyor: “Bir kadın hayızlının oruç tutması hakkında fikrimi sordu. Hemen Kur’ân ’ ı taradım; aklıma:

” فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ. وَمَنْ كانَ مَريضًا اَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَ.”

“Artık sizden kim Ramazan ayının hilâlini görürse o gün oruca başlasın. Hasta ve yolcu olan, tutamadığı günler sayısınca başka günler oruç tutar.” (Bakara/185)

ayeti geldi ve “Hayızlı kadın oruç tutabilir.” cevabını verdim. Çünkü Kur’an’ da “hasta olan” tabiri kullanılmış. Bu, erkeği de kadını da kapsar. ( M. İslamoğlu da Aynen bu görüştedir)

Hayızlı kadınla ilgili olarak Bakara Sûresi’ nin 222. âyetindeki  حتّى يطْهُرْنَ  kaydı da, hayzın sona ermesi ve gusül anlamı taşır. Sünnet de, hayızlının temizlenmesinin “gusül” olduğunu delillendirmiştir.

عنْ عائشَةَ رَضِيَ اللهُ عنْها قالتْ:

“… دَخَلَتِ امْرَأةٌ على رسولِ اللهِ صلَّ الله عليْهِ وَ سَلَّمَ فقالتْ: يارسولَ الله أخْبِرْني عنِ الطُّهورِ مِنَ

المَحيضِ؟ فقالَ: نَعَمْ ؛ لِتَأخُذْ إحْداكُنَّ ماءَها وَ سِدْرَتَها فَلْتَطَهَّرْ ثُمَّ لِتُحْسِنِ الطُّهورَ ثُمَّ تَصُبّ على

رأسِها ثُمَّ لِتُلْزِقْ بِشُئُونِ رأسِها ثُمَّ تَدْلُكْهُ فإنَّ ذلك طُهورٌ ثُمّ تَصُبّ عليْها منَ الماءِ

(Ensardan) bir kadın Resûlullah’ ın (Sallallahu aleyhi ve selem) huzuruna girdi ve: “Ey Allah’ ın
Resulü! Hayızdan temizlenme şeklini bana anlatır mısın?”
deyince Resûlullah buyurdu ki:

“Evet, sizden biri su ve (kokulu madde) sidri alsın, temizliğini tam yapsın. Sonra bu kişi başına su döksün ve onu güzelce ovalasın ki su saç köklerine ulaşsın. Ardından üzerine (tüm vücuduna) su döksün.” Hz. Aişe’ den gelen bu rivayetten, hayızdan temizlenmenin “gusül” olduğu anlaşılmaktadır.

Görüldüğü üzere, hayızlı ve cünüp kişinin ortak noktaları; hükmî kirlilik hâlinde olmaları ve birtakım ibadetleri yapabilmek için gusül abdesti almalarının gerekliliğidir.

Hayızlı kadının oruç tutamayacağına ve tutmadığı oruçları kaza etmesi gerektiğine dair delil teşrideki rolünü açıkladığımız hadis-i şeriflerdir.

Yukarıda geçen rivayette, Hamne binti Cahş, Hz. Peygamber(s.a.s)’ e, kendisinden çok fazla kan geldiğini ve bu durumun kendisini namaz ve oruçtan alıkoyduğunu söyleyince Resûlullah ona:

” فَتَحَيَّضي سِتَّةَ أيَّامٍ أوْ سَبْعَةً في عِلْمِ اللهِ ثُمَّ اغْتَسِلي حَتَّى إذا رأيْتِ أنَّكَ قَدْ طَهُرْتِ وَاسْتَيْقَنْتِ وَاسْتَنْقاْتِ فَصَلّي أرْبَعًا وَ عِشْرينَ لَيلَةً أوْ ثَلاثًا وَ عِشْرينَ لَيلَةً وَ اَيَّامَها وَ صُومي.”

“Allah’ ın bilgisine uygun olarak (her ay) altı ya da yedi gün hayız kabûl et, sonra da temizlendiğine (âdetin bittiğine) kanaatin geldiğinde gusül al ve (ayda) yirmi üç ya da yirmi dört gece-gündüz namazı kıl, orucu tut !”

Buyurarak, âdetli kadının namaz kılıp oruç tutabilmesi için âdetinin bitmesi ve gusül abdesti almasını şart koşuyor ve Hamne binti Cahş’ın hayzın oruçtan alıkoyduğu açıklamasına itirazda bulunmuyor.

Hadislere göre hayızlı kadın tutmadığı günlerin orucunu kaza ile de sorumludur.

عنْ مُعاذَةَ قالَتْ:

“سَأَلْتُ ‏ ‏عَائِشَةَ ‏ ‏فَقُلْتُ: ِ مَا بَالُ الْحَائِضِ‏ تَقْضِي الصَّوْمَ وَلَا تَقْضِي الصَّلَاةَ؟ فَقَالَتْ ‏ ‏أَحَرُورِيَّةٌ ‏ ‏أَنْتِ قُلْتُ لَسْتُ ‏ ‏بِحَرُورِيَّةٍ ؛ وَلَكِنِّي أَسْأَلُ. قَالَتْ: كَانَ يُصِيبُنَا ذَلِكَ مَعَ رَسُولِ اللهِ صلّى الله عليْهِ و سلّمَ فَنُؤْمَرُ وَلا نُئْمَرُ. فَيأمُرُ بِقَضَاءِ الصَّوْمِ وَلَا يأمُرُ بِقَضَاءِ الصَّلَاةِ.”

Muâze’ den: Hz. Âişe’ ye(r.anha) ; “Hayızlı kadının orucu kaza ettiği hâlde namazı kaza etmemesinin sebebi nedir?” diye sorunca bana dedi ki: “Sen Haruri (Hârîcî) misin yoksa?” “Ben Hârîcî değilim, ancak soru soruyorum.” dedim. O da şöyle dedi: “Resûlullah (s.a.s) dönemindeyken bu hâl geldiğinde biriyle emrolunur, diğeriyle emrolunmazdık. Resûlullah, orucun kazasını emreder, namazın kazasını emretmezdi.”

İbn-i Abidin: “Hayız ve nifas’ın hükümlerini” izah ederken: “Orucu haram kılar, onun sahih olmasına o hal manidir. Fakat vacip olmasına mani değildir. Onun için kadın (temizlendikten sonra) orucunu kaza eder”(Reddü’l Muhtar Ale’d Dürrü’l Muhtar – İst: 1982, C: 1, Sh: 476.)

Ulema, hayız hâlinin her ay olup namaz kazasının her gün tekrarlanmasıyla zorluk olacağını, oruç ise senede bir defa olup müddetinin bir ay olduğu hikmetine de bağlamışlardır. (Bahrü’r Râik; C:1, S:204)

Hayız ve nifaslı olan kadınların ister nafile ister ramazan orucu olsun oruç tutmaları haramdır. Eğer oruç tutarlarsa oruç olarak mün’akid olmaz. Böyle bir kimse ramazan ayında oruca niyet ederek oruç tutarsa günahkâr olur. (Mezâhib’ül Erbaa; C:1, S:133)

Hayız ve nifaslı kadının oruç tutan gibi davranarak kendisini ona benzetmesi mekruhtur. Çünkü oruç, onlar için haram olduğu gibi, oruçlulara benzemek te haramdır. (Hâşiyet-ü İbn-i Âbidin; a.g.e, C:1, S:291)

Hayız ve nifaslı olan kadın ve cünüb hali olanlar mescide giremez. Delili de peygamber (sallallahü aleyhi vesellem) efendimizden Hz. Aişe (radıyallahü anhâ) validemizin rivayet ettiği şu hadisdir. Resûlullah (sallallahü aleyhi vesellem) buyurdular ki:”Bu evlerin yönünü mescidden çevirin. Zira ben, mescidi ne hayızlı kadına ne de cünüb kimseye helal kılmıyorum.’‘ (Ebû Dâvud; Taharet,93; Fethü’l Kadîr; C:1, S:165)

Hayızlı halde iken Kadınların namaz kılamayacaklarında ve oruç tutamayacaklarında ittifak (İcma) vardır ve bunun aksi iddia edilemez. İcma’ya Muhalefet bazı hallerde Kişiyi Dinden çıkaracak nitelikte bir sapmadır!

Şimdi, bu meselede “delil” teşri olan Sünnet nasıl es geçilebilir? Bu nasıl bir sapkınlıktır?

İslamoğlu’nun “Bu sorunuzun cevabını ben değil Kur’an böyle vermiştir. Ona sorup cevabını aldınız.” Demesi ne demek oluyor?

Şu demek oluyor; Bazı dini meselelerde (İslamoğlun’da olduğu gibi) Halkı Kur’an’a çağıranlar, aslında Kur’an’dan kendi anladıkları şeye, Kur’an ayetlerine kendilerinin yüklediği anlamı kabule davet ediyorlar.

Bu işin özünde; On dört asırdan beri tahrife uğramadan, herhangi bir kopukluk olmadan sahih din kitaplarıyla günümüze kadar gelmiş olan Ehl-i Sünnet Müslümanlığına cephe almak ve onun yerine kendi hevalarına uygun, reforme ve deforme edilmiş bir din koymak isteğidir.

Selam Hidayete Tabi olanların üzerine olsun…

Yahya Baştürk – Aldananlar.org
About these ads

The Rubric Theme. WordPress.com'dan blog alın.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: