Mustafa İslamoğlu'na İlmî Reddiyeler

11/07/2010

KADER’E ÎMÂN ETMEMEK KÜFÜRDÜR. Mustafa İslamoğlu’na İlmî Cevaplar

Filed under: Kadere İmansızlık Küfürdür — moskovazâde @ 1:11 pm

KADER’E ÎMÂN ETMEMEK KÜFÜRDÜR

اَعُوذُ بِااللهِ مِنَ اَلشَّيْطَانِ اَلرَّجِيمِ بِسمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحيِم

اَلْحَمْدُ الِلّهِ رَبِّ الْعاَلَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلىَ سَيِّدِناَ مُحَمَّدٍ وَأَلِه اَجْمَعِينَ

Hüseyin AVNİ

Bundan sonra…
Zamanımızda bir takım câhiller ve sapıklar türetilmiştir. Kadere îmân Kur’ân’da yoktur, hadîslerle de îmân sâbit olmaz, O halde Kader’e îmân mecbûriyeti yoktur, gibi açık küfür sözlerini sarf etmekten çekinmemektedirler. Böylece bir yanda kâfir inancı sergilemekte, diğer yanda da başkalarını dahi kâfirleştirmeye çalışmaktadırlar. Maksadımız, Kader isbâtından çok, meseledeki bakış açısı noktasında hasta olan bir zihniyetin tahlîl ve teşhîsidir. O bakımdan yapacağımız bilinen bir usûlle delîlleri ortaya koymak olmayacaktır.

———————————————
Kur’ân’da Kader’e Îmânİle Alâkalı Âyet Yok mudur?
———————————————
Kur’ân’da Kader’e Îmân ile alâkalı bir âyet değil, âyetler vardır.Aksini iddiâ edenler hem yalan söylemekte hem de Allah celle celâlühû’yu yalanlamaktadırlar.
Evet,“Kur’ân’da kader’e îmân ile alâkalı âyet yoktur” diyenler yalan söylemekte ve birçok âyeti inkâr etmektedirler. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile bütün bir Ümmet’in karşısına geçerek bir takım âyetleri “farklı yorumlama” ismi altında tahrîf etmeleri ve yaptıklarına yorum kılıfı geçirmeye çalışmaları Onları sözü edilen âyetleri inkâr etmiş olmaktan aslâ kurtaramaz.
Nitekim Kur’ân’da, (Şüphesiz biz her şeyi bir kaderle yarattık)[1], (Allah’ın emri/işi, takdîr edilen bir kader olmuştur.),[2] (Bu azîz ve alîm(olan Allah)’in takdîridir.)[3] gibi birçok âyette Kader isbât edilmektedir.
Bu âyetlerde geçen “kader” veyâ “takdîr” nasıl manalandırılacaktır? Kimi câhil sapıklara âid “belli bir ölçü ile yaratmak” ve benzeri meâllerde olduğu gibi gelişi güzelce veya bir takım keyfî lüğat yakıştırmalarına dayanarak mı, Resûlüllah sallallâhu aleyhi ve sellem’e sorarak mı?… Gerçi âyetleri manalandırma ve îzâh etmeyi bir yanda kendilerine noter senediyle verilmiş bir hak olarak görürlerken, bunu Resûlüllah sallallâhu aleyhi ve sellem’e çok gören ve O’nu mes’eleye karıştırmamaya yeminli görünen nice şaklabanlar var… Bu mânâlandırmak bir Mü’mine göre ilk önce elbette Resûlüllah sallallâhu aleyhi ve sellem’e sorarak olacaktır… (more…)

02/03/2010

M.Islamoğlu’nun kendi sözleri

Filed under: M.Islamoglunun kendi sözleri — moskovazâde @ 2:35 pm

Hiç kimseye güvenmeyip inanmayanlar icin.
Buyrun hilal TV de cikan sahsin kendi kaleminden alintilar.

1-CENNET VE CEHENNEM

Hocam Kur’an-da okuyup anladigima göre cennet ve cehennem ebedidir. Fakat bu konu böyle bilinmiyor tam tersine günahlar kadar yandiktan sonra cennete girilecegi (ates bize sayili gün degecektir) yahudi inanci gibi biliniyor.Cennet ve cehennem ebedi midir?

CEVAP: Cennet ve cehennemin süresi üzerine yapilacak hiçbir tartisma sonuç vermez. çünkü gayba iliskindir ve bu konuda ne Kur’an ne de sünnetten yola çikilarak son söz söylenebilir. Sahabe bile bu konuda ikiye ayrilmisti. Bizim yaygin inanisimizin aksini isbat için Ibn Kayyim Hadi’l-ervah ila biladi’l-Efrah adinda bir eser kaleme almisti.
(more…)

28/02/2010

Kâinatın Efendisi’ne “HAZRET” demeyenler…

Kâinatın Efendisi’ne “HAZRET” demeyenler…

Ahmet Mahmut Ünlü Hocamız, (Cübbeli Ahmet Hoca) dergimizin geçen sayısındaki yazısında Mustafa İslamoğlu’nun yanlışlarıyla ilgili mühim bilgiler verdi. İslamoğlu hakkında benim de söyleyeceklerim var. Hatta vereceğim bilgiler içinde birisi var ki, orijinali sadece bende var, Türkiye’de benden başka da kimsede yok…

Bu bilginin ne olduğunu merak edeceğinizi biliyorum. Ama zaten belgesiyle göreceğinize ve nasıl olsa eninde-sonunda öğreneceğinize göre aceleye lüzum yok. Zaten o kadar da mühim bir şey değil.
Bunun ne olduğunu İslamoğlu’nun yakın çevresinin merak edeceğini de biliyorum. Ârifan’ı dikkatle takip ettikleri için yakında onlar da göreceklerdir zaten.
Öyle tahmin ediyorum ki, neyi kastettiğimi İslamoğlu kendisi de bilir. Onun için o da acele etmesin. Kendisi hakkındaki itiraz edemeyeceği o hüküm cümlelerini nasıl olsa bu dergide o da okuyacak. O bilgiye Hilal Televizyonu seyircileri de ulaşınca, kendilerinin kandırıldığını anlayacaklar.
İşte o zaman “Takke düştü kel göründü” olacak, İslamoğlu’nun saçının ak mı kara mı olduğunu herkes görecek. Biliyorum, şimdiden “Kelimiz yok ki gocunalım. Ne biliyorsa söylesin” diyerek etrafını da oyalayacak kendisi de oyalanacaktır ama varsın oyalanadursun. Ben şimdilik kendisine, “Temetta’ bikavlike galîlen” diyorum…
Bu kısa önsözden sonra yavaş yavaş esas konumuza girelim…
İslamoğlu’nun kaleme aldığı kitaplardan birisinin ismi şöyle: ÜÇ MUHAMMED. Muhammed diye kasdettiği de sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)…  (more…)

08/01/2010

Mustafa İslamoğlu Ye’cüc ve Me’cücü İnkar Ediyor!

Mustafa islamoğlu Ye-cüc ve Me-cücü de İnkar Ediyor!

Bu yazılarımızdan etkilenerek yanlış inançlardan Tevbe edenler ve yanlış insanlardan uzak duranlar olabilir ümidiyle bu reddiyelerimizi İnşâallâh sürdüreceğiz.

Sizden beklentimiz dikkatle ve insafla muhakeme etmeniz, bu yazımızın okunması hususunda iyiliği emretmeniz ve bu ilmî reddiyeleri yaymak dışında hiçbir şahsa hakaret ve nefretle dilinizi ve kalbinizi meşgul etmemenizdir.

Bizleri Kur’ân-ı Kerîm’e inanan ve buyurduklarını tahrife yeltenmeyen Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat’ten kılan Allâh-u Te‘âlâ’ya sonsuz hamd-ü senâlardan ve: “Benim ve ashâbımın sahip bulunduğumuz Cemaat inancından bir karış ayrılan kişi, muhakkak İslâm ipini boynundan çıkarmış olur” (Tirmizî, no:2641, 2863,) buyuran Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)e ve Cemaati temsil eden ashâbına sınırsız salât-ü selâmdan sonra!  (more…)

Hayızlı Kadın Oruç Tutabilir İddiası!

Mustafa İslamoğlu = İfsad ve İdlal!

Sayın, İslamoğlu daha önceleri Kadınlarla tokalaşmayı “Helal” leştirmek, Kâfirler için cehennemin Ebedi olması hususunda Ashab-ı Kiramı’da meseleye alet ederek (Güya Ashabın önde gelenleri Kâfirler için Cehennemin ebedi olmadığı görüşündeymiş!) kafaları karıştırmak, İslam Akidesinden Hadis-i Şerifleri çıkarmak (Hadislerin İtikada delil olamayacağı) gibi Hezeyanlarına birde “Hayızlı kadın oruç tutabilir” ‘i ekledi! (more…)

30/12/2009

Mustafa İslamoğlunun Akıl almaz Çelişkileri!

Filed under: Akıl Almaz Çelişkileri — moskovazâde @ 11:53 am

Mustafa İslamoğlunun Akıl almaz Çelişkileri!Mustafa İslamoğlu’nun “Yahudileşme Temayülü” adlı kitabındaki Akıl almaz çelişkileri!

Hiç şüphesiz sözün en hayırlısı Allah’ın kitabıdır. En hayırlı yol ise Muhammed (s.a.v.)’in yoludur. İşlerin en kötüsü, sonradan ortaya çıkarılan bid’atlardır. Her bid’at sapıklıktır. [5]

İnsanların ayıplarını araştırmak dinimizde yasaktır. Fakat mesele din ve ilim olunca durum değişir. Özellikle muhaddislerin cerh ve tadil konularında hadis rivayet eden kişilerin tüm hallerini araştırdıkları ve haklarında adildir veya değildir hükmünü verdikleri erbabınca malumdur.

Bu kısa makalede yazarın bütün yanlışları değil; sadece belirgin olanları ele alınmaya çalışılmıştır. Bu nedenle ele alınmayan konuların tamamına katıldığımız anlaşılmamalıdır. Özellikle de, eleştirdiğimiz bu kitapta ehli kitap ile ilgili verilen kaynakların incelenmesinden sarfı nazar edilmiştir.

_________________________________________________________________________________

Sünnetin Tahrif Edilmesi İddiası;

Sayın İslamoğlu diyor ki:

…Allah Teâlâ’nın, Kur’an’da, Hz. Peygamber’i örnek göstermesi, bir şeyi bize garanti etmesi anlamı taşımaktadır: Örneklik müessesesinin tahrif olunmaktan korunması… Yok, eğer örnek gösterilen kaynak korunmayacaksa, örnek göstermenin pratikte geçerli bir yanı kalmamaktadır. Tahrif edilmiş bir kaynağı örnek almak hem caiz değil, hem de mümkün değildir. Allah ise kuluna imkânsız bir şeyi yapmasını emretmez. O halde tahrif edilmemiş sünnet nedir? Elbette o “ameli sünnet”tir. Hadise gelince…İsrailoğulları kendi kitapları üzerinde yaptıkları tahrifatın aynısını bu ümmet de hadise yapmıştır.”[6]

Burada böyle söyleyen yazar biraz sonra şöyle diyor:

“Rasûlullah’ın kesin emirle “Benden bir şey yazmayın. Benden Kur’an dışında bir şey yazan hemen onu imha etsin” buyurması, Sahabenin kendi sözlerini yazmak için izin istediklerinde bu isteği defaatla reddedip buna izin vermemesi hep bu ümmetin kitabı tahrif ederek Yahudileşeceği korkusu yüzündendir.” [7]

________________________________________________________________________________________

Tenkid;

Şimdi yukarıdaki görüşlerden hangisini doğru kabul edeceksiniz? Bizim de katıldığımız “örneklik müessesinin tahriften korunmuş Olması”na mı? Yoksa:

“Hadise gelince… İsrailoğulları kendi kitapları üzerinde yaptıkları tahrifatın aynısını bu ümmet de hadise yapmıştır.”a mı?

Bunun neresi çelişki demeyin? Çünkü hadisler hakkında yazarımız aynı konunun iki sayfa sonrasında, yani yukarıdaki sözlerinin arka sayfasında şöyle demektedir: (more…)

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »

WordPress.com'da Blog Oluşturun.